GÜN batımında ekin eken adam tablosu. Yıl 1888. Vincent Van Gogh, yaşamı boyu ruhsal çöküntüyle mücadele etmiştir. Batan bir gün, henüz vazgeçmeyen bir figür ve ekilen ekinler.
Sanki yaşam bitmek üzere. Adam karanlıklar içinde. Ve elleriyle yaşam ekmede, belki de kendine. Ne kadar anlamlı ve yoğun bir tablo değil mi? Yalnızlığın metafiziği yazımdaki o oyuk gibi bu tablo. Fazlasıyla ruhani. Yağlı boyalar sanki bir resmin değil, bir ayinin parçası gibi. Etraf tütsü kokuyor ve ayak seslerimiz geniş duvarlarda yankı yapıyor. Sessiz fısıltılar var mabette. Anlaşılmayan. Ancak ulvi bir makamda olduğumuz da belli. Çünkü fısıltılar çekingen.
Mabedin soğuk duvarları üzerime üzerime geliyor diyordu Van Gogh mektuplarında. Bir kadının neşesi olmadan yaşayamam diyordu. Kee Vos ile denedi. Olmadı. Sien Hoornik ile denedi. En uzun ilişkisiydi. Kadına ve çocuğuna baktı. Resmini yaptı. Ev kurmaya çalıştı. Yoksulluk, aile baskısı (Sien fahişeydi) ve hastalık yüzünden Sien'i terk etmek zorunda kaldı. Margot Begemann ile olmadı. Ardından Arles ve Paris'te birkaç kısa fırtınalı ilişki ve randevuevleri... ve kulağını kesince kendisine hediye ettiği o evlerden birindeki Rachel.
Van Gogh bir türlü evinde hissedemedi. Aradığı beden değildi. Ruhsal bir sığınaktı. Ne kadınların bedenlerinde ne de mabetlerin duvarlarında o sığınağı bulamadı. Yavaşça delirdi. Tutkuyla resim yaptı. Ruh halini yansıttı. Aslında her resim bir duaydı. Yardım çığlığı. Belki semaya doğru savrulan birer küfür. Her biri havaya doğru sıkılmış birer kurşun gibi. Sonra tekrar kendisine dönecek olan. Mektuplarında da bu halin şerhini görürüz.
Tabloda umut var. Her şeye rağmen. Çünkü ekin ekiliyor. Sanki gün batımında, melankolinin atmosferinde yürürken bir anlık umut parıltısı ile "bırakmayalım ya" dercesine sağ elle ekin ekiliyor. Sanki ağaçtaki oyuğa girmeden önceki son bir hamle. Tablodaki gönül kırıntıları sadece o ekinlerdir. Hakikat ekinleri. Hakikat-i ilâhiyyenin muhabbet ekinleri. Tablo çok güzel. En azından batmakta olan bir gemiden kaşıkla su çıkarmaya çalışan birisi resmedilmemiş. Umudumuz var var. Var mı? Var.

Yorumlar
Yorum Gönder