Ana içeriğe atla

Kayıtlar

cevizağacı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Eflatun Umutlar

İYİCE topraklandım. Dengelenmek kolay değil. İncitmeden, yaralanmadan. Aklım bir karış dallarımdaymış. Meğer toprağa bakmam gerekiyormuş. Teması hiç yitirmediğime. Yağmuru toplayıp beni besleyene. Bir perde kalktı sanki, gözlüklerimi çıkardığımdan beri. Eflatun umutlara döndü her bir acı. Topraklanıyorum artık, dallara kaçmadan. Şefkatle kucaklıyor, kucaklanıyorum Doğa Ana’ya bağlanarak. Besliyor beni kaçtığım, bağ kurdukça. Halbuki hep kendimi sakınır, gizli tutardım. Sır olurdum. Hiçbir faydası olmadı. Dallar kuruyup gitti. Meğer işin aslı temastaymış. Ama kırmadan, ama dökmeden. Doğa Ana’ya evlat olmakmış. İlişkideymiş. İletişimde. Yüzleşmede. Doğa Ana da gizlendi durdu, ben topraktan ve ondan gizlendikçe; sırf acıdan kaçacağım diye. Dallarım bana yüzlerini astı, öldürdükçe eflatun umutları. Hep beraber kuruduk, ne zaman dallara yöneldimse. Ve en sonunda, başka çare göremedim yönelmekten başka, toprağa. Belli oldu artık, yolum bu. Beslenmek için köklenmek, köklenmek için de her bir ...