FESTİVAL filmi neden hüzünlü olur? Çünkü festival filmi senaryo yazarının psikolojik sağaltımıdır. Filmdeki yoğun yoksunluk, bulantı, düşkünlük ve durağanlık duygularının olması senaryo yazarının bunları yazarak içini dökme psikoterapisidir. Biz aslında senaryo yazarının yazarak tırmandığı ve tırmanırken de üzerinden kuyunun dibine yani ardına attığı posalarını izleriz. Biz de böyle bir ruh hali içerisinde isek o film bize yalnız olmadığımızı hissettirir. Özdeşleşiriz. Duygudaş hissederiz. "Beni anlayan var" fikri canlanır. Filmi yapan kişi de içini dökerek rahatlar, o gölge yanlarından belki kurtulmaz ama içinde de bastırmaz. İfade eder. Böylece ruhsal anlamda hastalanmaktan kurtulur ve özel hayatında aslında biz seyircilerin zannettiğinden çok daha dingin bir hayatı olur. Aklıma Zeki Demirkubuz geliyor mesela ya da Simón Mesa Soto. Demirkubuz'un filmleri alabildiğine depresiftir. Kendisi ise sigarayı bırakmış ve düzenli spora başlayan sağlıklı bir adam olmuştur. Zannet...