Ana içeriğe atla

Kayıtlar

tarih etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Türk Pragmatizm Tarihi ve Milliyetçilik Serüveni

BU yazımda biraz Türk milliyetçiliğini düşünelim ve anlamaya çalışalım istiyorum. Farklı bir tarih okuması yapmayı deneyeceğim. Türk milliyetçiliğinin ortaya çıkışının tamamen refleksif olduğunu ve felsefi anlamda kavramsallaştırılmış bir temelinin olmadığını düşünüyorum. Tıpkı İsmet İnönü'nün dünya, bulunduğu çağın şeklini aldığı zaman Türkiye'nin de bu şekle göre pozisyon alacağı ifadesinde olduğu gibi Türkçülük de zorunlu bir pozisyon alıştı.  Türk milliyetçiliği Alman milliyetçiliği gibi değildir. Almanlarda bu iş felsefi anlamda temellendirilmiş, içselleştirilmiş ve Alman felsefesinin romantizminin etkisiyle toplumda bir şekle bürünmüştür. Biz Türkler ise bambaşka bir felsefi maya ile mayalanmış bir toplumuz. Yunus Emre'ler, İbn Arabi'ler, Mevlana'ların mayası ile mayalanmış, kavramlarını oturtmuş ve buradan bir yaşam tarzı çıkarmış insanlarız. Her ne kadar bundan uzaklaşsak bile ve dünyanın şekline göre pozisyon almaya çalışsak bile bunların hepsi üzerimizde s...

Köylü İsyanı romanı 1829

BALZAC'ın amatör gotik romanlarından sonra kendi adıyla yazdığı ve ilk olarak adını duyurup başarı kazandığı Les Chouans (Lö Şuans) yani Köylü İsyancılar romanını okuyorum. Bu romanı anlayabilmek için ayrıca Fransız Devrimi tarihi çalışıyorum. Fransız Devrimi, öncesi sonrası, Bourbon Hanedanı, kuzenleri Orléons Hanedanı, cumhuriyet, Napolyon, Fransa'nın batısındaki isyancılarla olan mücadeleler, vesaire; Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu kadrolarının tüm gençlikleri boyunca hayal dünyasını süsleyen tarihi vakalar manzumesi. Gerçekten bu kitapta cumhuriyet sözcüğünü okumak bana bizim ülkemizin adındaki cumhuriyetin özünü okuyormuşum, orijinal halini anlıyormuşum gibi hissettiriyor çünkü 100 yıl önce yaşayan Türklerin cumhuriyet diye bahsettiklerinde akıllarında hep Fransa vardı. Atatürk ve İttihatçıların akıllarında hep örnek olarak Napolyon vardı. Dünya savaşları olmamıştı bile. Churchill, Mussolini, Hitler gibi örnekler yoktu. Asıl örnek hep Napolyon'du, daha da öncesinde...