BU yazımda biraz Türk milliyetçiliğini düşünelim ve anlamaya çalışalım istiyorum. Farklı bir tarih okuması yapmayı deneyeceğim. Türk milliyetçiliğinin ortaya çıkışının tamamen refleksif olduğunu ve felsefi anlamda kavramsallaştırılmış bir temelinin olmadığını düşünüyorum. Tıpkı İsmet İnönü'nün dünya, bulunduğu çağın şeklini aldığı zaman Türkiye'nin de bu şekle göre pozisyon alacağı ifadesinde olduğu gibi Türkçülük de zorunlu bir pozisyon alıştı. Türk milliyetçiliği Alman milliyetçiliği gibi değildir. Almanlarda bu iş felsefi anlamda temellendirilmiş, içselleştirilmiş ve Alman felsefesinin romantizminin etkisiyle toplumda bir şekle bürünmüştür. Biz Türkler ise bambaşka bir felsefi maya ile mayalanmış bir toplumuz. Yunus Emre'ler, İbn Arabi'ler, Mevlana'ların mayası ile mayalanmış, kavramlarını oturtmuş ve buradan bir yaşam tarzı çıkarmış insanlarız. Her ne kadar bundan uzaklaşsak bile ve dünyanın şekline göre pozisyon almaya çalışsak bile bunların hepsi üzerimizde s...