UZUN zamandır yazdığım yazıları bir psikolojiyle yazdım. Hayata karşı, "elimden gelen bu kadar" deme ihtiyacı duyuyorum hep. Yazılarım da bu sözün etrafında şekilleniyor. Şimdi Hazreti Mevlana'nın Mesnevi'sinde bu cümleye denk geldim. Bu cümleyi de gördükten sonra artık diyebilirim ki Mesnevi insanlığın neredeyse tüm hallerini dillendirmiştir. İyi ya da kötü olsun fark etmez. Bunların hepsine elbette sadece bir cevabı var. O cevabı da "ben ol da bil" cevabı. Aşk nedir, aşık kime derler sorusunun cevabı. Ben ol da bil. Bu metinde biraz buraya yaklaşmak istiyorum. Mevlana, Mesnevi'de Hazreti Musa ile bir adamı konuşturuyor. Musa, irfanın bir işe girişmeden önce onun sonunu görüp sezmek olduğunu söylüyor. Adam ise elimden gelen bu diyor. Başka türlü yapamazdım. Ben bu kadarım diyor. Bu. Ve benim için dua et diyor. Yardım et. Mevlana, ben ol da bil demişti. Bir şey daha söylüyor Mesnevi'de. Aşkın mecazi de olsa, eğer o mecazi aşkta samimi isen hakikate d...