" Çatıya çıkıp ara sıra Sumida Nehri'nden esen cılız, kasvetli esintiyle yıkandık ve tepeden tırnağa sefil bir yaz ziyafeti çektik." İnsanlığımı Yitirirken, Osamu Dazai Yıl 2013. İskenderun'dayım. Hatay. Acemi birliğindeyim. Denizci askerim. Hava çok sıcak. Herkesin saçı kısa ve herkes yanmaktan çikolata gibi olmuş. Aramızda hiç fark kalmamış. Güneşin altında marşlar söyleyerek uçsuz bucaksız yollarda amaçsızca yürüdüğümüz yıllar. Yine de güzeldi. İnsan bir bütün hissediyor o oluşumun içinde. Yalnızım ama bir şehre yürüyen ordu gibi. Jean-Paul Sartre'ın Bulantı adlı romanındaki bu sözünü hep kalbimde hissetmişimdir. Bu sefer mecazı bir de gerçek olarak deneyimledim, iyi oldu. Yaşasın edebiyat! Başı sonu belli olmayan, yolların kenarları sadece yeşillik ve ağaçlıktan ibaret bir yerde, kızgın güneşin altında, gıdım gıdım atılan adımlarla bir yek vücut olarak yürüyorduk. Öyle iyi geliyordu ki, birinin bana söylediği "Sen askere git, psikolojine iy...