SÜREKLİ ve baskın bir şekilde rutinlerimi aynı ritim üzere sürdürmüyorum çünkü arada zihnin nefes alması ve kendini yenilemesi gerekiyor. Hazımla alakalı bir şey bu. Açılmak ve merkeze dönmek üzerine düşünüyorum bu aralar. Bastırılanı ifade mevzusu mu yoksa duygunun altındaki alevi, manen söndürme mevzusu olayı mı, bu ikilem üzerine olan sorgulamayla nereye varabiliriz? Şimdi geldiğim nokta şu, yine insan açılacaktır ve açılmalıdır ama bu sefer bastırılanı ifade için değil, belki yön yine oralara doğru ve oralardaymış gibi olacaktır ama bu sefer o duyguların altındaki alevin çözümlenmesi için açılmak. Burada psikolojinin sebep sonucunu tespit etmekten bahsetmiyorum. Daha manevi bir halden bahsediyorum. Tabii bir akış ve hareket gerekiyor. Bu olmazsa olmazdır. Eğer bunu iyi anlayarak kontrollü bir yönlendirme sağlayamazsak duvara tosluyoruz ve kontrolsüzce akıyoruz. Sonra gelsin Fikret Kızılok'tan İnişlerim Çıkışlarım. Sınırını belirlemek, hayır demek, kendi değerini bi...