BİRİCİK aşkım Nil ile balkonumuzda oturuyorduk. Yaz sıcağını bastıran serin akşam rüzgârları muhabbetimiz olmuştu. Nil ayağa kalkıp balkon kapısının orada durdu. Bir kahve daha alır mısın dedi. Ben duymadım. Kaan dedi. Hemen döndüm. Kaan deme şimdi bana dedim. Okuyucu kendimi anlatıyorum sanacak, Kemal de en azından. Üf peki Kemal Bey dedi. Bey mi dedim. Kıkırdadı. Tamam tamam Kemalcim, canım, kahve mi çay mı? Kahve iyi gidiyor şimdi dedim, kahve olur. Nil mutfağa kahvelerimizi almaya giderken ben de önüme serilmiş İstanbul'u seyrediyordum. Kemal olan ben. Koca bir şehir karşımızda duruyordu, biz de nokta kadar bir adanın üzerinde oturuyorduk. Şehri biraz seyrettikten sonra gökyüzüne doğru bakmaya başladım. Yıldızlar olması gerekenden pek seyrekti. Nil kahvelerle geldi. Ya eskiden insanlar gökyüzüne bakıp uzun uzun düşüncelere dalarlarmış dedim, Nil. Yanıma oturdu. Kahvelerimizi masaya koydu. Saçların ne güzel olmuş dedim. Yanlardan örmüş. Beğendin mi? Evet, çok hoş olmuş. Merci ca...