KÜÇÜK bir kutuya benzer siyah deri çantasına sımsıkı tutunmuş koltuğunun önündeki cama yansıyan gözlerden sürekli kaçarak sağına ve soluna bakıyordu içe doğru büzüşmüş bir surat ifadesiyle 47 yaşındaki Ayça. Otobüs hayli hızlı gidiyordu. Tümseklere dikkat etmiyor. Fazla gıcırdıyor. Camlar sanki patladı patlayacak gibi hassas ve titrek. Şoför görünmüyor. Ayça orta kapının arkasına oturmuş. Koltuklar yarı yarıya dolmuş. Ayakta yolcu yok. Ara ara çantasını açıp bakıyor. Kaç sigara kalmış sayıyor. İndikten sonra sigara alsam mı almasam mı? Yeter herhalde. Dışarı bakıyor, duvarlarda film afişleri var. Akşam hava kararsın da en sevdiğim aktör Fransız Gerard Depardieu'dan bir film açarım diye düşünüyor. Akşam ışıkları da kapatınca salonunu sinemaya çeviriyor adeta. 5 tane de kedi bekliyor Ayça'yı evde. Bugünlük en yakın arkadaşı Meltem'e yaptığı misafirlik bu kadar yeter. Kahvaltı etmişler. Ne güzel etmişler. Ayça'nın en sevdiği şey kahvaltı buluşmaları. Kahvaltı buluşmasının ...